Kars Ani Harabeleri Sarikamis

(31/12/2009-03/01/2010)

 

TUR ÖZETİ:

Travelholics olarak hem yeni yıla İstanbul dışında girmek, yılbaşını kutlamak hem de bu vesileyle Kars ve çevresini kış şartlarına rağmen gezmek amacı ile bu turu programladık. Öncelikle Kars’ın merkezi, Kars kalesi ve çevresi daha sonra Ani harabeleri ve aynı gün Çıldır gölü gezilecek.   Daha sonra Sarıkamış’a bir yolculuk yapacağız. Sarkamışın merkezini gezdikten sonra kayak pistlerinin olduğu dağa çıkılacak. Bu arada Kars’a özgü yerel yemekler ve özellikle Kaz eti tadılacak.

 

PROGRAM:

 1.Gün:         

31 Aralık 2009 Perşembe günü saat 11:45 uçağı ile Atatürk hava alanından Kars havaalına yaklaşık 1 saat 30 dakikalık bir uçuş ile varıyoruz.

Havaaçık güneş yüzünü bizden esirgemiyor. Kalacağımız otelin sağladığı minibüslerimiz hazır bizi bekliyor. Havaalından otele kadar 15 dakikalık kısa bir yolculuk ve otele varış. Otelimizin ismi Kar’s Otel.( www.karsotel.com)

Otel personeli tarafından sıcak bir karşılama ile daha önceden belirlenmiş olan odalarımıza yerleşiyoruz. Otelimiz restore edilmiş eski bir Rus konağı. Bu otelde oda numarası yok oda’ların isimleri var; Akyaka, Susuz, Kağızman, Selim, Digor, Arpaçay. Otel binasının tam karşısında yine Rus mimarisinde, dikkat çekici bir yapı var şu an da konservatuar olarak kullanılıyor.

Otel çevresini yürüyerek şöyle bir görmek istiyoruz. Kars’da kayıt altına alınmış, Rus döneminde inşa edilmiş 153 adet bina varmış. Bunların bir kısmı şu an resmi kamu hizmetine verilmiş. Yeni yıla otelimizde giriyoruz. Açıkçası değişik bir deneyim, yabancı müzik yok tamamen yerel müzikler eşliğinde yılbaşı kutlaması yapılıyor. Ayrıca yine yerel bir folklor ekibi gerçekten çok güzel bir Kars oyunları gösterisi sunuyor. Geceyarısından sonra otelimizin bahçesinde sucuk-ekemek partisi var. 31 Aralığı 1 Ocağa bağlıyan bu gece aynı zamanda ay tutulmasına tanıklık ediyoruz. Çünkü hava pırıl pırıl tek bir bulut bile yok.

 2.Gün:   

Sabah çok erken olmayan bir saatte Ani harabelerine doğru yola çıkacağımız için öncelikli olarak kahvaltımızı ediyoruz, yolculuk için hafif bir kumanya hazırlıyoruz. Kars il merkezinden 42 km uzaklıkta bulunan Ocaklı Köyü sınırları içerisinde ve Kars’ın Güney batısında yer alan Anı Örenyeri'ne karayolu (duble asfaltyol)ile ulaşmak mümkün. Ziyaretçiler kendi arabalarıyla gidebilirler. Ayrıca her türlü ticari dolmuş veya taksiyle de bölgeye ulaşılabilmektedir. 

Ani hakikaten hak ettiği ilgiyi görebilmiş bir yer değil. Gerçekten Türkiye sınırları içerisinde yer alan en görülesi yerlerden birisi Ani ören yeri. İçinde Alpaslan’ın Malazgirt zaferinden öncesine ait  Anadoluda inşa edilmiş ilk camii(Manuçehr Camii) olduğu gibi ayakta duruyor.  Ayrıca ören yeri içinde şehir surlarının bir kısmı ile birlikte muazzam bir katedral(Ani Katedrali) ve 4 adet kilise ki bir tanesinin “yıldırım düşmesi” sonucu yarısı yıkılmış diğerleri de hemen hemen olduğu gibi muhafaza edilmiş halde gezilebiliyor. 

Ani ören yeri ile Erministan toprakları arasından Arpaçay nehri geçiyor. Ermenistan gözetleme kuleleri neredeyse elinizle dokunacakmışınız kadar yakın. Arpaçay üzerinde hali hazırda sadece taşıyıcı ayakları yıkılmadan kalmış olan İpek Yolu köprüsü görülebilmekte.(Daha  ayrıntılı bilgi için http://www.ani.gov.tr/)

Ani’deki gezimizi tamamlayıp Çıldır gölüne doğru tekrar yol çıkıyoruz. Çıldır gölüne gitmek için önce Kars’a döneceğiz. Göl Kars’ın Kuzey-Kuzey batısında yer alıyor. Kars il merkezinden  Çıldır gölü 85 Km. Kışın gölün tamamen donduğunu ve üzerinde atlı kızaklarla gezilebildiğini öğreniyoruz. Ama bu sene kış çok çetin olmadığı için göl tamamen donmamış bu sebeple atlı kızak gezisini bir başka sefere bırakıyoruz. Ama en azında buranın yerel bir lezzeti olan ve Çıldır gölünde yetişen sarıbalık yiyebileceğiz.

Çıldır gölü Tuz gölünün sularının çekilmesi ile Türkiyenin ikinci büyük doğal gölü haline gelmiş. Hava kararmaya yüz tutuğu sırada Çıldır gölü kıyısındaki Gençlik Spor İl Müdürlüğü tesislerine geliyoruz. Güneşin dağların arkasına çekilmesi ile havanın dondurucu soğuğu iyice hissedilir oldu. Karnımız biraz acıktı. Önce çorba ve arkasından Sarıbalık servis ediliyor. Afiyetle yiyip bitiriyoruz yemeğimizi. Sarıbalık hemen hemen tüm tatlı su balıkları gibi biraz  kılçıklı bir balık ama yenmesi tavsiye edilir. Yemekten sonra göl manzarası eşliğinde sıcacık çaylarımızı yudumluyoruz.

Gün battı…

Tesisteki çalışanlara veda edip tekrar otelimize dönmek üzere yola çıkıyoruz. Otele dönüş sonrası biraz istirahate çekiliyoruz. Akşam yemeği için otele yürüme mesafesinde ev yemekleri yapılan bir restorana tavsiye üzerine gideceğiz. Hanımeli restoran gerçekten 8 hanımın işlettiği bir yermiş. Lezzetli yerel Kars yemekleri ve yanında servis edilen herşeyi bu 8 hanım pişiriyormuş. Yemekle beraber sohbette koyulaşınca restoranın işletmecilerinden bir arkadaş bize akordionu ile yerel türkülerden oluşan kısa bir konser verdi. Tabii ki ”Sarı Gelin” türküsü küçük konser içinde icra edildi, yerel bir sanatçıdan ve yerinde dinlemek fantastik.

 Yemek sonrası vedalaşıp tekrar otele geri dönyoruz.  

 3.Gün:

Bugün planımızda Sarıkamış gezisi var. Sabah kahvaltısını takiben Sarıkamışa doğru yola çıkıyoruz. Sarıkamış Kars’ın güneybatısında yer alıyor.Gideceğimiz mesafe 45 Km ve bu yolun tamamı duble yol yani hem yakın hem de yolculuk için konforlu. Sarıkamışa yaklaşırken Kuzey –Kuzey batımızda Allahüekber dağlarının silüetini görüyoruz. Sarıkamışın içinde kısa bir tur yapıyoruz. Görülecek bir kaç yer var. En önemlisi Kraliçe Katerina’nın yazlık evi. Ancak yazlıkev askeri bölge içinde olduğu için içini gezmek mümkün değil sadece yol kenarından resimlerini çekebiliyoruz. Buradan daha önce kilise iken camiye çevrilmiş bir Rus mimari eseri var. Yine Rus’lardan kalmış ve şu an askeri lojman olarak kullanılan binalar var ki mimari olarak tam Rus dönemini yansıtıyor. Sarıkamış’ın ağır kış şartlarına uygun yapılmış bu binalar duvar kalınlıkları 1 mt.’den fazla olduğu söyleniyor. Tabii bu binalarından içine girip gezmek mümkün olmadı askeri bölge içinde olduğu için.

Kısa şehir içi turumuz tamamladıktan sonra kayakpistlerinin olduğu Çıbıltepe’nin eteklerinde yer alan Çam Kar otel’e gidiyoruz. İçimizden bazı arkadaşlarımız gelmişken buraya kadar kayak yapmadan gitmek olmaz dediler. Onları pistlere uğurlayıp bizde telesiejle yukarı çıkıyoruz sıcak sahlep içmeye. Bu arada tandırda kaz eti siparişimizi de vermeyi unutmadık. Yaklaşık iki saatte pişiyormuş bu sebeple öncelikle bunun siparişi verildi.

Dağda keyiflice vakit geçirdikten sonra yemeğimizi yemek üzere aşağıya otele iniyoruz.

Tandırda kaz eti hazır...

 Gerçekten son derece lezzetli ancak bir o kadar da ağır bir yemek oldu. Kaz eti hakikaten zor hazım olan bir et cinsi.   Sarıkamış gezimiz bu yemekle son buldu.

Kars’a, otelimize dönüş yolculuğu başladı. Otele dönmeden önce meşhur Kars kaşarı, gravyer peyniri ve bal ister kavanozda ister peteği ile almadan olmaz hatta isterseniz kurutulmuş kaz eti. Bu sebeple peynir dükkanlarından birisinde duruyoruz alış-veriş için. İstanbul’dan sipariş alıp kargo ile yolluyorlarmış, kaşar bitti şimdi nereden, nasıl bulacağım diyenler için işte size çözüm.

 

 4.Gün:

Sabah erken saatlerde kar yağmaya başladı. Kars’daki 4. günümüzde kar bizi uğurlayacak gibi. Yaya olarak Kars kalesini gezeceğiz. Kaleye çıktığımız sırada kar yağışı yavaşlıyor ve hava yükselmeye başlıyor. Buradan tüm Kars şehirini görmek mümkün. Eski şehirin kurulu olduğu mahalle  kaleye çok yakın. Şehirin yukarıdan manzarasını resimledikten sonra otele dönüyoruz.

Kısa seyahatimiz tamamlandı…

Otel personeli karşılamada olduğu gibi yine samimi bir şekilde bizi uğurluyor. Kar’s Otel çalışanlarına tek tek teşekkürler.

Artık İstanbula dönüş için Kars havaalanına doğru hareket ediyoruz…

BİTTİ