Viyana
(28/10/2010-31/10/2010)
TUR
ÖZETİ:
Tam olarak planladığımız
aslında dört
günlük hatta üçbuçuk günlük kısa bir Viyana
şehir turu . Viyananın tamamı değil tabii ki özellikle
1. Bölgesi
ile sınırlı olacak yapacaklarımız.
Cafélerinde oturacağız, restaurantlarında
yemek yiyeceğiz, Mozart
ve Strauss dinleyeceğiz,
1. Bölge dışında ySchönbrunu
ziyaret edeceğiz ki burası neredeyse bir tam gün sürecek ve
Prater parkı.
PROGRAM:
1.Gün
Avusturya havayollarının
tarifeli uçağı ile sabah
07:35 uçağı ile Viyana uçuş ve yerel saatle
09:15de Viyanaya varış.
Şunu kesinlikle söylemekte fayda var muhakkak
ve muhakkak uçak bileti ararken
THY dışındaki alternatifleri
değerlendirmek lazım.
THYnin operasyonunu yaptığı yani THYnin Avusturya havayolları adına
uçtuğu bir destinationda Avusturya havayolları daha uygun ücrete uçuruyor.
CAT (City-Air Terminal) ile şehir merkezine 10 euro ödeyerek ulaşmak mümkün, çocuklar için ücret alınmıyor.
Bundan sonra eğer oteliniz
1. Bölgede
veya 1. Bölge yakınında ise
taksi ile ulaşım en kolay ve ucuz yol.
Açıkçası metro ile ulaşımı
sevmeyenler için taksi ikinci bir
alternatif. Biz çok mecbur kalmadıkça sürekli taksi kullanmaya
çalıştık, hem şehri
görme imkanı var, hem de metroların basık kasvetli havasına katlanmak zorunluluğu yok.
Şunu öncelikle belirtmekte fayda var, Viyana gerçekten
çok çağdaş bir şehir. Metro, tramvay, otobüs seçenekleri ile toplu taşumacılık sorunu yok gibi
ayrıca bu ulaşım ağına ait bilgilere ulaşmak,
bilet almak son derece kolay. Her metro istasyonunda bilet otomatları hem kredi kartı hem de banknot veya bozuk para ile çalışıyor. Müzler de aynı
şekilde bilet otomatları aynı prensiple çalışıyor.
Otelimize yerleştikten
sonra ,
taksiye atlayıp doğruca opera binasının bulunduğu Kartner Strasseye gidiyoruz.
Bu
cadde araç trafiğine kapalı. Alış-veriş
yapmak bir şeyler yemek-içmek için ideal bir başlangıç sunuyor, cadde son derece hareketli eğlenceli. Buradan caddeyi takiben St. Stephan Katedralina doğru yürüyoruz. Katedralin ilk
bölümü 1160da tamamlanmış
daha sonra 1511e kadar çeşitli
ilaveler yapılagelmiş.
Katedralin önünde Fiakerlar yani bizim faytonlardan bulunmakta. Eğer hava güzelse 1. Bölgeyi gezmek için en güzel tercih. Hofsburg ya da
imparatorluk Sarayı,
Belvedere Sarayı, Belediye
binası, Parlemento Binası, Maria Theresa meydanı,
Anchor Clock (1911de inşa edilmiş
saat 12de 20 adet figure Avusturya tarihini canlandırıyor), Burgtheather(Ulusal Tiyatro), Karskirche Katedrali, St. Stephan
Katedrali, İspanyol Binicilik okulu ki Hofsburg Sarayının
avlusunda bulunuyor, Opera binası ve Ring Bulvarı fayton turu ile geziliyor. Yaya olarak Hofsburg Sarayı na yakın bir mesafedeki,İtalyan Kilisesi
de görülmeye değer. Ayrıca,Viyananın sadece 7 mt genişliği ile en dar binası yine Hofsburg Sarayına
sadece 1-2 dakikalık mesafede. Gezi sırasında 1682 yılından
beri hizmet vermekte olan Viyananın
en eski ikinci restaurantı
da görülmeye değer. Bu restaurant da St Stephan Katedraline yaya olarak 5 dakikalık mesafede.
Prater
Parkı gerçekten çok büyük bir
park. Prater caddesi üzerindeki
kapısından girerseniz
özellikle çocuklar için cazip gelebilecek
bir lunapark sizi bekliyor olacak.
Ayrıca dev vagonları
olan bir dönmedolap var ki Viyananın sembolü olmuş ve
şehri kuşbakısı
görmek için ideal. Ayrıca bu büyük vagonlarda
Viyana manzarası eşiliğinde yemek
yeme imkanı da var.
Naschmarkt yani sebze ve meyve
pazarı semt pazarlarını sevenler için ayrıcalıklı bir gezi seçeneği.
Akşam yemeği için seçimimizi wienner schnitzelden yana yapıyoruz.
Artık fazlaca turistik olmuş ama herşeye rağmen bir o kadar da
tercih edilen Figlmüller Restauranta gidiyoruz. İçerisi hınca hınç
dolu ve rezervasyonsuz
almıyorlar. Olsun
deyip pasajın içinden geçip hemen
50 mt mesafedeki Gutenberg sokağı üzerinde bulunan ikinci Figlmüllere doğru yürüyoruz. Burası için rezervasyona gerek yok ama
sıra bekleme riski var az da olsa.
15 dakika kadar
bekleyip masamıza yerleşiyoruz. Wienner
schnitzel siparişimizi veriyoruz
ama buraya kadar yol üzerindeki
cafélerde mola vermiş olduğumuzdan akşam
yemeği için neredeyse yer yok
bu sebeple uykuluk(sweetbread) siparişi
veremiyoruz. Daha önce denemeyenler
veya wienner schnitzelI tercih etmeyenler için bir seçecenk olabilir.
Akşam
yemeği sonrası otele dönüş.
2.Gün
Sabah kahvaltı sonrası hedefimiz Schönbrun sarayı. Burası müzesi ve aynı
zamanda eşsiz bahçeleri ile ünlü.
Neptün çeşmesinin hemen sol tarafında yer alan bir
labirent ve çocuklar içinde ayrı labirentler mevcut. Bunların dışında Avrupanın
en eski hayvanat bahçesi burda yer
alıyor ve bahçenin girişi de o tarafta. Saraya, metro ile çok hızlıca ulaşmak mümkün. Sarayın girişi Metro istasyonundan sadece 10 dakikalık yürüme mesafesinde. Araçla gelecek olanlar için otopark mevcut.
Aynı zamanda metro istasyonuna yakın saray müştemilatı içinde yer alan ve akşamları klasik müzik konserlerinin verildiği salona ait bir girişi daha var. Hemen önünden bilet temin
etmek mümkün aynı zamanda bu salondaki konserler
için bileti St. Stephan Katedrali önündeki satıcılardan da almak mümkün.
Öncelikle müze haline getirilmiş sarayın iç kısmını geziyoruz, yaklaşık 1-1.5 saat sürüyor. Daha sonra bahçeleri
gezmeye aynı zamanda güneşin tadını çıkartmaya başlıyoruz. Sonrasında
labirentin içinde dolaşıyoruz ancak labirenti üstten gören balkondan yolları ezberlediğimiz için kaybolmadan çıkışı buluyoruz.
Yalnız hatırlatmak lazım
labirent girişi ücretli. Buradan, Schönbrun sarayının tam cepheden karşısında bulunan
tepenin üstünde yer alan
yapıya gidiyoruz. Yaklaşık 15 dakika tırmanışdan
sonra tepeye ulaşıyoruz. Buradan manzara
muhteşem. Bu binanın
sol kanadı İkinci
Dünya savaşında Almanlar tarafından bombalanıp yıkılmış
ancak savaş sonrası tekrar aslına uygun restore edilmiş. Binanın içinde yer alan
caféde, öğlen yemeğimizi yiyoruz ve istirahat ediyoruz.
Arkasından hayvanat bahçesine
giriyoruz. Giriş tabiiki
ücretli. Hakikaten çocuklu aileler
için vakit geçirilecek muhteşem bir seçenek. Yalnız burası için en az
yarım gün ayırmak gerekiyor.
Akşam üstü saat 16:30da yorgun şekilde hayvanat bahçesinden çıkıp otele dönüşe geçiyoruz. Akşam Mozart ve Strauss dinleyeceğiz.
Hofsburg sarayındaki
konser için, hazırlanıp taksi ile konserin verileceği
salonun kapısına ulaşıyoruz. Bu tip konserler için St. Stephan katedrali veya Opera binası önünde bilet satışı
yapan kişilerden bilet almakta fayda
var çünkü bilet indirimi almak ve çocuklar
için ücretsiz bilet sağlamak ancak onların insiyatifi ile oluyor. Internet üzerinden
de bilet alınabiliyor ama indirim ve
çocuklar için ücretsiz bilet almak neredeyse imkansız. Konser gerçekten tam bir
görsel ve işitsel ziyafet. Viayanada aynı akşam 10-12 salonda klasik müzik konseri var. Avusturya neyi ile meşhur denilse akla gelen
bir markası yok gibidir. Ancak Viayana Avusturyanın sunduğu
en önemli markası olmuştur. Senede 19 milyondan fazla turistin Viayanayı ziyaret ettiği düşünülürse ve Türkiyenin cennetten
birer köşe olan sahillerimizi aşağı yukarı aynı sayıda turisti ülkeye çekmek pahasına betonlaştırdığını görmek gerçekten çok acı.
3.Gün
Bugünü tamamen serbest zaman
olarak ayırdık, özellikle 1. Bölgenin dolaşmadığımız sokaklarını yaya olarak dolaşacağız.
Önce Schwarzenberg caddesini gezeceğiz ki caddenin sonundaki Stadt Park vakit olursa ayrıca dolaşılabilir ve ardından Schwarzenberg Caféde kahvelerimizi yudumlayıp güneşin tadını çıkartacağız
buradan sonra Kartner caddesini, sonra birbirinden ünlü markanın yer aldığı Kohlmark sokağını gezeceğiz. Sonrasında, Central Caféde birbirinden lezzetli tatlıları test
edeceğiz. Bugünü
akşama kadar
1. Bölgede
geçireceğiz. Bazen
Travelholicsler de birşey
yapmadan aylak aylak dolaşma hakkını kullanmak isteyebilirler, eeeeeeeeee o kadar olacak artık
BİTTİ